SDG FESHEDİLDİ, ANKARA MEMNUN: ROJAVA’DA TASFIYECİ ENTEGRASYONUN YENİ AŞAMASI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Şam’da yaptığı açıklamayla SDG’nin bağımsız askeri güç olarak görevini sona erdirdiğini ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyon sürecinin tamamlandığını açıkladı. SDG bünyesindeki güçlerin Suriye ordusu içerisinde tugaylar biçiminde yapılandırılması öngörülüyor. 

Ankara ise gelişmeyi memnuniyetle karşıladı. AKP Sözcüsü Ömer Çelik, SDG’nin feshedilmesini “Suriye’nin birliği” açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Türkiye, Şam yönetimiyle askeri ve siyasi ilişkilerini güçlendirirken Suriye’nin kuzeyindeki Kürt güçlerinin bağımsız askeri-siyasi yapılanmasının ortadan kaldırılmasını kendi güvenlik ve bölgesel çıkarları açısından önemli görüyor. 

“ENTEGRASYON” ADI ALTINDA TASFIYE

Bugün yaşanan gelişme, yalnızca bir askeri yapının isim değiştirmesi olarak görülemez. SDG’nin bağımsız bir güç olarak tasfiyesi, Rojava’da yıllar içerisinde oluşan askeri-siyasi kazanımlar açısından ciddi bir kırılmadır.

Mazlum Abdi’nin “görev tamamlandı” açıklaması, gerçekte hangi görevin tamamlandığı sorusunu da beraberinde getiriyor.

IŞİD’e karşı savaşta binlerce insanın bedeliyle oluşturulan askeri güç, bugün Şam’daki merkezi devlet yapısının içerisine eritiliyor. Bunun adı “entegrasyon” olarak konulsa da, bağımsız örgütlenme ve askeri-siyasi iradenin ortadan kaldırılması bakımından tasfiyeci bir sonuç ortaya çıkıyor.

Ankara’nın bu gelişmeyi sevinçle karşılaması tesadüf değildir. Faşist Ankara Saray rejimi, Suriye’nin kuzeyinde kendisine alternatif olabilecek herhangi bir siyasi-askeri yapılanmanın ortadan kaldırılmasını uzun süredir kendi bölgesel politikasının temel hedeflerinden biri haline getirmiştir.

Emperyalist güçlerin himayesine, diplomatik pazarlıklara ve devletler arası anlaşmalara dayandırılan bir siyasal çizginin, sonunda kazanımları merkezi devlet mekanizması içerisinde eritilmesi tehlikesi bir kez daha açığa çıkmıştır.

Halkların gerçek kurtuluşu ne Ankara’nın, ne Washington’ın, ne Moskova’nın ne de Şam’ın hesaplarına bağlanabilir.

Rojava’da ve Suriye’de halkların geleceğini belirleyecek olan, emperyalist ve bölgesel güçlerin pazarlıkları değil, halkların kendi örgütlü devrimci iradesidir.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.