11 YIL SONRA TÜRKİYE’YE DÖNEN KÜRT SANATÇI NUARİN HAVALİMANINDA GÖZALTINA ALINDI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“ÇERÇEVE YASA” MASALLARI SÜRERKEN DEVLETİN İKİYÜZLÜLÜĞÜNE TAZE KANIT

DEVRİMCİ DEMOKRASİ – GÜNCEL / HABER-YORUM

Avrupa’da yaşayan Kürt sanatçı Nuarin, 11 yıl aradan sonra Türkiye’ye dönüşünde Çukurova Havalimanı’nda gözaltına alındı. Edinilen bilgilere göre Nuarin, 11 Ağustos’ta Türkiye’ye giriş yaptığı sırada gözaltına alındı. İşlemleri sürerken dosya hakkında gizlilik kararı bulunduğu öğrenildi. Gözaltının gerekçesine ilişkin henüz kamuoyuna açık ve resmî bir açıklama yapılmadı.

Kürtçe müzik çalışmalarıyla tanınan Nuarin’in “Gerilla”, “Hatin’ Belav Bun”, “Hebûn”, “Şitla Azadi”, “Dayê” ve “Nave Te” gibi eserleri bulunuyor. Sanatçının 2026 yılında da “Ser Sipane” adlı çalışması yayımlandı.

Dolayısıyla ortada henüz açıklanmış bir suçlama bulunmazken, sanatçının 11 yıl sonra ülkeye dönüşünde doğrudan havalimanında gözaltına alınması, Kürt sanatçıların ve Kürtçe kültürel üretimin üzerindeki baskı politikalarını yeniden gündeme getiriyor.

ÇERÇEVE YASA SÖYLEMİ, GERÇEKTE GÖZALTI

Tam da bu gelişmenin yaşandığı günlerde Ankara’da “yeni dönem”, “toplumsal bütünleşme”, “demokratikleşme” ve “çerçeve yasa” üzerine büyük sözler söyleniyor.

İktidar çevreleri Kürt sorununda yeni bir sayfa açıldığını, silahların susmasıyla birlikte hukuki ve siyasal düzenlemelerin yapılacağını anlatıyor.

Fakat daha bu söylemlerin mürekkebi kurumadan 11 yıl sonra ülkesine gelen Kürt bir sanatçının havalimanında gözaltına alınması, devletin söylemi ile pratiği arasındaki uçurumu bir kez daha gösteriyor.

Bir tarafta “demokratikleşme” ve “toplumsal bütünleşme” söylemleri; diğer tarafta Kürtçe eserleriyle tanınan bir sanatçının ülkeye girişinde gözaltına alınması.

İşte devletin samimiyetinin gerçek ölçüsü budur.

Çerçeve yasalar, Meclis kürsülerindeki açıklamalar ve siyasi aktörlerin diplomatik sözleri tek başına hiçbir şey ifade etmez. Gerçek demokratikleşmenin ölçüsü; insanların dilinde, kültüründe, sanatında, düşüncesinde ve siyasal ifade hakkındaki özgürlük alanıdır.

DEVLETİN İKİYÜZLÜLÜĞÜNÜN TAZE KANITI

Nuarin olayını yalnızca bir gözaltı vakası olarak ele almak eksik olur.

Bugün devlet bir yandan Kürt sorununa ilişkin “yeni dönem” ve “çözüm” söylemleri geliştirirken, diğer yandan Kürt kimliğinin kültürel ve siyasal ifadeleri üzerindeki güvenlikçi yaklaşımını sürdürüyorsa burada ciddi bir samimiyet sorunu vardır.

Kürtçe konuşmak serbest ama Kürtçe politik sanat yapmak şüpheli; barıştan söz etmek serbest ama sanatçıyı havaalanında gözaltına almak mümkün!

Bu çelişki, “çerçeve yasa” adı altında sunulan düzenlemelerin gerçek niteliği açısından da önemlidir.

Çünkü Kürt halkının demokratik ve ulusal talepleri yalnızca birkaç yasal düzenleme maddesine indirgenemez. Dil özgürlüğü, kültürel haklar, siyasal örgütlenme ve ifade özgürlüğü güvence altına alınmadan burjuva anlamda dahi gerçek bir demokratikleşmeden söz edilemez.

Nuarin’in hangi suçlamayla gözaltına alındığı açıklanmalıdır. Dosyadaki gizlilik kararı, kamuoyunun temel sorularının cevapsız bırakılmasının gerekçesi haline getirilmemelidir.

Eğer ortada somut ve hukuken geçerli bir suçlama varsa bunun ne olduğu açıklanmalı; yoksa sanatçının derhal serbest bırakılması gerekir.

Çünkü “çerçeve yasa” masalları anlatılırken bir Kürt sanatçının havaalanında gözaltına alınması, devletin söylemiyle pratiği arasındaki mesafenin taze ve somut kanıtıdır.

Gerçek demokratikleşme, devletin izin verdiği ölçüde konuşabilmek değildir.

Gerçek asgari demokratikleşme; Kürt halkının diliyle, kültürüyle, sanatıyla ve özgür iradesiyle hiçbir baskı ve kriminalizasyon tehdidi altında kalmadan yaşayabilmesidir.

DEVRİMCİ DEMOKRASİ

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.