Uşak’ta bir okul müdürü, 8 Mart mesajına “emojiyle tepki vermeyen” kadın öğretmenden resmi savunma istedi. Eğitim emekçilerinden tepki: “Emoji atmak ne zamandan beri görev tanımına girdi?”
Uşak’ta bir okul müdürü, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle öğretmenlerin bulunduğu WhatsApp grubuna attığı kutlama mesajına “etkileşim vermeyen” bir kadın öğretmene, kurum içi resmi yazıyla savunma tebliğ etti.
“Kurum Kültürü Mü, Dijital Baskı Mı?”
Okul müdürü tarafından gönderilen resmi yazıda, mesajın grup üyeleri tarafından görüldüğü ancak ilgili öğretmenin herhangi bir “tepki/emoji” paylaşmadığı belirtilerek; bu durumun “kurum kültürüne ve çalışma barışına aykırı olduğu” iddia edildi. Yazıda öğretmenden, mesajı neden yanıtsız bıraktığına dair ivedilikle savunma yapması istendi.
Sendikalar Sert Çıktı: “Bu Bir Mobbingdir!”
Olayın duyulmasının ardından eğitim sendikaları peş peşe açıklamalar yaptı. Yapılan ortak değerlendirmelerde, WhatsApp gruplarının sadece bilgilendirme amaçlı kurulabileceği, kişilerin bu gruplardaki paylaşımlara beğeni veya emojiyle karşılık verme gibi bir yasal zorunluluğunun bulunmadığı vurgulandı.
Bir sendika temsilcisi durumu şöyle özetledi:
“Bir kamu görevlisinin liyakati ve başarısı, attığı emojilerle veya bir üst amirin mesajına verdiği dijital reaksiyonla ölçülemez. Bu, idari yetkinin kötüye kullanılması ve açık bir mobbing örneğidir.”
Hukukçular Ne Diyor?
Hukukçulara göre, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda “mesaja emoji atmamak” gibi bir disiplin suçu bulunmuyor. Yargıtay’ın daha önceki kararları da mesai saatleri dışındaki dijital iletişim gruplarının bağlayıcılığının sınırlı olduğunu ve kişilerin özel hayatın gizliliği gereği bu platformlarda sessiz kalma hakkına sahip olduğunu tescilliyor.
“Görüldü” Bilgisi Delil Sayılır Mı?
Bilişim uzmanları ise, WhatsApp üzerindeki “mavi tık” veya “görüldü” bilgisinin bir kişinin mesajı okuduğu anlamına gelse bile, o anki ruh hali, meşguliyeti veya mesajı onaylayıp onaylamadığı konusunda hukuki bir veri sunamayacağını belirtiyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) olayla ilgili bir müfettiş görevlendirip görevlendirmeyeceği ise merak konusu.
Söz konusu olay, dijital dünyadaki nezaket beklentilerinin kamu yönetimindeki resmiyetle çarpıştığı absürt ama bir o kadar da düşündürücü bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
