Karakaya Direniyor: “Köyümüzü Çelikler’e Teslim Etmeyeceğiz”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya köyü sakinleri, Ankara-Samsun Hızlı Tren projesi için köylerinin dibine açılmak istenen taş ocağına karşı hukuk mücadelesini mahkeme salonuna taşıdı. Çelikler Holding tarafından işletilmesi planlanan projeye verilen “ÇED Olumlu” raporunun iptali için açılan davanın duruşması bugün Çorum İdare Mahkemesi’nde görüldü.

Adliye Önünde Tek Ses: “Yaşam Alanımıza Dokunma”

Duruşma öncesinde Çepni Mahallesi’ndeki mahkeme binası önünde buluşan köylülere; siyasi partiler, sendikalar ve çevre örgütleri de destek verdi. Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya tarafından okunan açıklamada, projenin köy hayatını bitireceği vurgulandı. Köylüler, “Talancı şirket köyümüzü terk et” sloganlarıyla kararlılıklarını gösterdi.

Bilirkişi Raporuna Sert İtiraz: “Armut Bahçelerini Görmediler”

Dava avukatı Deniz Özgün Kaplan, duruşma sonrası yaptığı açıklamada bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora sert eleştirilerde bulundu. Kaplan, raporun “yuvarlanarak” yazıldığını ve gerçekleri yansıtmadığını savundu.

Tarım Gerçeği: Bilirkişi raporunda bölgede meyve üretimi olmadığı iddia edilirken, köylüler tesisin sadece 250 metre mesafesinde 21 bin metrekarelik organik armut bahçesi olduğunu belgeleriyle mahkemeye sundu.

Su Krizi: Raporda su sorununun sondajla çözülebileceği belirtilse de köylüler, mevcut suyun yetersiz olduğunu ve bölgedeki diğer kaynaklarda yüksek oranda arsenik tespit edildiğini hatırlattı.

Projenin Ürkütücü Rakamları

Köylülerin ve aktivistlerin paylaştığı verilere göre, proje hayata geçerse Karakaya’yı zor günler bekliyor:

Yılda 191 Patlatma: Neredeyse iki günde bir dinamit patlatılacak.

Mesafe: Taş ocağı köye sadece 100 metre (bazı noktalarda 180 metre) uzaklıkta.

Toz ve Sağlık: Yılda 3,5 milyon ton taş üretimi planlanırken, çıkacak tozun tarımı ve akciğer sağlığını tehdit edeceği belirtiliyor.

Hukuk Arkadan mı Dolanıyor?

Duruşmada öne çıkan en çarpıcı iddialardan biri de şirketin ÇED denetiminden kaçma çabası oldu. Mevzuata göre yıllık 400 bin ton kapasiteyi aşan tesislerin sıkı bir ÇED sürecine tabi olması gerekirken, şirketin kağıt üzerinde kapasiteyi 390 bin ton göstererek denetimi hafifletmeye çalıştığı öne sürüldü. Ayrıca, kararın Bakanlık yerine Valilik tarafından verilmiş olması “yetki aşımı” olarak nitelendiriliyor.

Sonuç Bekleniyor:

Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarını ve bilirkişi raporuna yapılan itirazları dinledi. Şimdi tüm gözler, Çorum İdare Mahkemesi’nin önümüzdeki günlerde açıklayacağı kararda. Köylüler, “Yürütmeyi durdurma” kararı çıkarak iş makinelerinin bölgeden tamamen çekilmesini umut ediyor.

Köylüler duruşma öncesi komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın mezarını da ziyaret etti.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.