MECLİS KOMİSYONUNDA FAŞİZMİN DANSI: AYNI KÖKTEN BESLENENLERİN TİYATROSU VE KAVGASI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Devrimci Demokrasi – Haber Analiz

Türkiye Meclisi’nin komisyon koridorlarında, halkın onuruna, ezilenlerin haklarına ve ülkenin geleceğine karşı örülen inkarcı-tasfiyeci yasa tekliflerinin görüşüldüğü sırada yaşananlar, burjuva siyasetinin ve faşist odakların maskesini bir kez daha düşürmüştür. “Milli Dayanışma” kisvesi altında halka yeni bir teslimiyet dayatmasının tartışıldığı komisyon salonunda, iktidar blokunun asli unsuru olan MHP ile onun öz be öz kardeşi, aynı şovenist ve inkarcı kökten kopup gelen İYİ Partili vekiller arasında patlak veren kavga, tam anlamıyla bir egemenlik ve koltuk dalaşıdır.

Aynı Kökün Zehirli Meyveleri: Kürt Düşmanlığında ve Faşizmde Birlik

Görüntülere ve tutanaklara yansıyan kavganın özünde, halkların özgürlüğüne, anadilde eğitim hakkına ve onurlu bir barış talebine duyulan ortak kin yer almaktadır. Bir taraf sarayın çıkarlarını ve faşist rejimin bekasını savunurken, diğer taraf aynı şovenist zihniyetin “muhalif” maskesi takmış halini temsil etmektedir. İkisi de Kürt düşmanlığında, şovenist tahakkümde ve halkın demokratik haklarının gasp edilmesinde tam bir fikir birliği içindedir.

Komisyon salonunda kopan gürültü ve yumruklu kavgalar, halkın yoksulluğunu, işsizliğini ya da ezilenlerin katledilen haklarını korumak için değildir. Bu kavga; “bu tasfiye politikasını kim daha iyi yönetir”, “kürsüde kim daha çok şovenizm kusar” yarışının ve iktidar paydasında yaşanan krizin bir tezahürüdür. Aynı faşist havuzdan beslenen bu odaklar, kameralar önünde birbirlerine sarf ettikleri ucuz hakaretlerle ve “ağzını topla” çıkışlarıyla halkı kandırmaya, gerçek sorunların üzerini örtmeye çalışmaktadır.

Sömürü düzeninin meclis salonlarında oynanan bu kavgalar, halka karşı işlenen suçların üstünü örtme tiyatrosundan ibarettir. İşçi sınıfına, Kürt halkına, kadınlara ve gençliğe verebilecekleri hiçbir şey olmayan bu faşist klikler, kürsüleri ve komisyon masalarını birer küfür ve tehdit alanına çevirerek çürümüşlüklerini gözler önüne sermektedir.

Bugün meclis kürsülerinde ve komisyon masalarında birbirine saldıranlar, yarın söz konusu halkın kazanılmış haklarına ve devrimci güçlere saldırı olduğunda nasıl tek bir yumruk gibi birleştiklerini tarih bize defalarca göstermiştir. Ne MHP’nin faşist riyakârlığı ne de İYİ Parti’nin düzen içi şovenist muhalefet maskesi ezilenlerin dertlerine derman olabilir.

Bizler çok iyi biliyoruz ki; ne bu komisyon masalarından ne de bu faşist kavgaların sahnelendiği saray düzeninden halka adalet çıkmaz. Kurtuluş; bu çürümüş meclis tiyatrosuna boyun eğmeyenlerin, sokaklarda, fabrikalarda, tarlalarda ve barikatlarda kendi öz örgütlülüğüyle kuracağı devrimci demokratik sosyalist iktidar seçeneğidir!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.