ABD-İRAN PAZARLIĞI TIKANDI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

HÜRMÜZ GERİLİMİ SÜRÜYOR: EMPERYALİST SAVAŞIN ARDINDAN YENİ PAYLAŞIM MÜCADELESİ

DEVRİMCİ DEMOKRASİ – DÜNYA

ABD ile İran arasında Haziran ayında varılan geçici anlaşmanın yeniden yürürlüğe sokulması için yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanamıyor. İranlı üst düzey bir kaynak, 12 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Washington ile anlaşmanın yeniden canlandırılması konusunda herhangi bir ilerleme olmadığını bildirdi.

Haziran’daki geçici anlaşma; çatışmaların durdurulması, İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin sürdürülmesi ve ABD yaptırımlarının hafifletilmesi gibi başlıkları kapsıyordu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın Temmuz başında anlaşmanın sona erdiğini açıklamasının ardından süreç çöktü. Tahran ise anlaşmanın “askıya alındığını” savunuyor ve Washington’ı yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçluyor.

Krizin merkezindeki başlıklardan biri Hürmüz Boğazı. İran, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi talepleri karşılanmadığı sürece boğazın açılması konusunda geri adım atmıyor. Bölgede ticari gemilere yönelik yeni saldırılar da gerilimi artırırken, enerji taşımacılığı üzerindeki baskı dünya piyasalarını etkiliyor.

Pakistan ve Katar gibi ülkeler ise taraflar arasında arabuluculuk girişimlerini sürdürüyor. Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’nin Tahran’da İranlı yetkililerle görüşmesi de diplomatik trafiğin devam ettiğini gösteriyor.

ORTADOĞU EMPERYALİSTLERİN PAZARLIK MASASI DEĞİLDİR

ABD’nin İran’a yönelik askeri ve ekonomik baskısı, Ortadoğu’yu yıllardır emperyalist müdahalelerin, savaşların ve enerji paylaşımının merkezlerinden biri haline getirdi. İran’ın bölgesel politikaları ve kendi gerici egemenlik anlayışı da bu gerçekliği ortadan kaldırmıyor.

Sorunun özü, Washington ile Tahran arasında hangi devletin bölgesel nüfuzunun genişleyeceği üzerinden yürütülen pazarlığın halkların çıkarlarıyla özdeşleştirilmesidir.

Hürmüz Boğazı üzerindeki mücadele bunun açık örneğidir. Dünya petrol ve enerji taşımacılığının kritik geçiş noktalarından biri olan boğaz, emperyalist güçler ile bölgesel devletlerin stratejik hesaplarının parçası haline getirilmiştir.

Enerji kaynakları halkların ihtiyacı olmaktan çıkarılıp sermayenin ve devletlerin jeopolitik silahına dönüştürüldüğünde, savaşın bedelini de yine halklar öder.

Ortadoğu emperyalistlerin paylaşım masası değil, halkların özgürlük alanı olmalıdır.

ABD’nin askeri kuşatması, yaptırımları ve müdahaleleri sona ermeli; İran üzerindeki emperyalist baskıya son verilmelidir. Aynı zamanda İran halkının kaderini kendi egemen sınıflarının değil, halk kitlelerinin belirleyeceği koşullar savunulmalıdır.

Bugünkü pazarlıkların gerçek anlamı budur: Emperyalistler savaşı başlatıyor, sonra barışın koşullarını yine kendi çıkarlarına göre belirlemeye çalışıyor.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.