YDAD: Çağrımızdır: Sesimizi Yükseltelim!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yeni Demokrasi Aileleri Derneği (YDAD), hapishanelerde süre gelen baskı, işkence, infaz yakmalar ve tecrit politikalarına karşı ses yükseltme çağrısında bulundu.

“Egemenlerin yönetememe krizine girdiği her tarihsel kesitte olduğu gibi, bugün de en acımasız yüzleri hapishanelerde, devrimci tutsaklar üzerinde somutlaşmaktadır” denilen açıklamanın tamamı şu şekilde:

“Hapishaneler, bir ülkedeki demokrasi ve insan hakları düzeyinin en çıplak aynasıdır. Bugün Türkiye’de hapishaneler, sadece bir kapatılma mekânı değil; baskı, zulüm, tecrit ve insan onurunu hedef alan politikaların merkez üssü haline gelmiştir. Egemenlerin yönetememe krizine girdiği her tarihsel kesitte olduğu gibi, bugün de en acımasız yüzleri hapishanelerde, devrimci tutsaklar üzerinde somutlaşmaktadır.

İnfazda Eşitsizlik ve “Örtülü Af” Paradoksu

15 Nisan 2020 tarihinde, pandemi bahane edilerek 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nda yapılan değişiklikler, toplum vicdanında derin bir yara açmıştır. Bu düzenleme ile 150 bini aşkın adli mahkûm (çete liderleri, istismarcılar ve uyuşturucu baronları) serbest bırakılırken; düşüncesinden ve kimliğinden taviz vermeyen siyasi tutsaklar kapsam dışı bırakılmıştır.

Anayasa Madde 10 (Eşitlik İlkesi): Herkes dil, din, ırk ve siyasi düşünce ayrımı gözetmeksizin kanun önünde eşittir. Ancak mevcut uygulama, siyasi tutsakları “hukuk dışı” bir alana iterek Anayasa’yı çiğnemektedir.

Haberleşme ve Basın Hakkı: İnfaz Kanunu’nun 62. Maddesi’ne eklenen fıkralarla, muhalif gazetelerin (Yeni Yaşam vb.) hapishanelere girişi engellenerek tutsakların dış dünya ile bağı koparılmak istenmektedir.

Dayanışmanın Kriminalize Edilmesi: Tutsak ailelerinin evlatlarına gönderdiği iaşe bedelleri “finans sağlama” adı altında soruşturma konusu yapılmakta, aile bağları koparılmaya çalışılmaktadır.

Hasta Tutsaklar: Hapishanelerden Tabutlar Çıkmasın!

İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre hapishanelerde 161’i kadın olmak üzere toplam 1251 hasta tutsak bulunmaktadır. Bu tutsakların 230’u ağır hasta statüsündedir.

Anayasa Madde 17 (Yaşam Hakkı): Yaşam hakkı kutsaldır ve devletin güvencesi altındadır. Ancak sadece 2023 yılında 522 mahpusun yaşamını yitirmesi, hapishanelerin birer “ölüm evine” dönüştüğünün kanıtıdır.

İdari Gözlem Kurulları: 30 yıllık infazını bitiren tutsaklar, “pişmanlık” dayatmasını kabul etmedikleri için bu kurulların öznel kararlarıyla tahliye edilmemekte, infazları hukuksuzca yakılmaktadır.

Kuyu Tipi Hapishaneler ve Yeni Tecrit Modelleri

F Tipi ile başlayan tecrit süreci; bugün Y Tipi, S Tipi ve “Kuyu Tipi” denilen, güneş görmeyen, tamamen izolasyona dayalı yeni nesil hapishanelerle derinleşmektedir. Devrimci tutsaklar, bu tek kişilik hücre yapısına ve askeri nizam dayatmalarına karşı dün olduğu gibi bugün de bedenlerini açlığa yatırarak direnmektedir.

Çağrımızdır: Sesimizi Yükseltelim!

Devrimci tutsaklar kimdir? Onlar bizim evlatlarımızdır; fabrikada grev yapan işçi, üniversitede hakkını arayan öğrenci, doğasını savunan köylüdür. Onlar, toplumsal mülkiyeti ve özgür düşünceyi savunan onurumuzdur.

Tüm tutsak ailelerini, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini ve duyarlı kamuoyunu şu talepler etrafında birleşmeye çağırıyoruz:

  1. Hasta tutsaklar derhal serbest bırakılsın.
  1. İnfazda ayrımcılığa son verilsin, 5275 sayılı kanundaki siyasi tutsaklar aleyhine maddeler kaldırılsın.
  1. Y, S ve Kuyu tipi hapishaneler kapatılsın; tecrit ve işkence son bulsun.
  1. İdari Gözlem Kurulları’nın “infaz yakma” yetkisi iptal edilsin.

Tutsaklarımıza sahip çıkmak, yarınlarımıza sahip çıkmaktır!

YDAD (Yeni Demokrasi Aileleri Derneği)

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.