30 Ekim 2026
30 Ekim’de 22 ülke ve bölgedeki 113 limanda liman işçileri ve denizciler, savaşlara ve limanların silah sevkiyatında kullanılmasına karşı uluslararası eylem gerçekleştirdi. 25’ten fazla sendikanın desteklediği eylemlerde işçiler; silah, mühimmat ve askeri teçhizat taşımacılığına karşı çıkarken ücret artışı, iş güvencesi ve daha iyi çalışma koşulları taleplerini de gündeme taşıdı.
Yunanistan’ın Pire Limanı’nda yaklaşık 3 bin işçinin katıldığı iş bırakma eylemi nedeniyle yük operasyonları ve feribot seferleri durdu. Fransa’da liman çalışanları 24 saatlik greve giderken, İtalya, İspanya, Türkiye, Fas ve Hindistan’ın da aralarında bulunduğu birçok ülkede grev, iş bırakma ve protestolar düzenlendi.
Türkiye’de Haydarpaşa Limanı’nda LİMTER-İŞ’in çağrısıyla gerçekleştirilen eylemde işçiler, “Soykırıma liman yok” pankartı taşıdı. Uluslararası eylemin temel taleplerinden biri, ticari limanların savaşların ve askeri sevkiyatların lojistik merkezleri haline getirilmesine son verilmesiydi.
Liman işçilerinin beş kıtaya yayılan eylemi, emperyalist savaş politikalarına karşı uluslararası işçi sınıfının üretim ve taşımacılık zincirindeki gücünü ortaya koymaktadır. Savaş yalnızca cephelerde yürütülmüyor; silahların üretildiği fabrikalardan mühimmatın taşındığı limanlara kadar uzanan devasa bir ekonomik ve lojistik sistem üzerinden sürdürülüyor.
Bu sistemin işlemesini sağlayan işçiler, aynı zamanda onun karşısında durabilecek sınıfsal gücü de taşıyor. Liman işçilerinin silah sevkiyatlarına karşı iş bırakması, savaş karşıtı mücadelenin yalnızca protesto ve açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor.
Emperyalist paylaşım mücadelelerinin derinleştiği, Filistin başta olmak üzere farklı coğrafyalarda halkların savaş ve işgal politikalarının hedefi olduğu koşullarda, işçi sınıfının uluslararası dayanışması özel bir önem taşıyor.
Limanların savaş makinesinin lojistik merkezlerine dönüştürülmesine karşı çıkan işçilerin eylemi, emperyalist savaşlara karşı mücadelenin sınıfsal ve enternasyonal karakterini güçlendiren önemli bir örnektir.
Savaşa karşı mücadele, silahların üretimine, taşınmasına ve emperyalist müdahalelere karşı örgütlü direnişle büyütülmelidir.
