YENİ ŞAFAK’IN KORKUSU: ALEVİLER VE DEVRİMCİLER TESLİM OLMAYACAK!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Devrimci Demokrasi – Haber Yorum

Faşizmin borazanı Yeni Şafak, “PKK’nin boşluğu” üzerinden yeni hedeflerini işaret ediyor

Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal’ın “PKK’nın boşluğu ve Aleviler” başlıklı yazısı, sıradan bir köşe yazısı değildir. Saray rejiminin toplumsal muhalefete yönelik hesaplarını ve korkularını ele veren bir siyasal metindir.

Ünal, PKK’nin tasfiyesi sonrasında ortaya çıkacağını düşündüğü “boşluk” üzerinden özellikle Alevi örgütlerini, sol örgütleri ve devrimci muhalefeti hedefe koyuyor; bunları “radikal”, “mezhepçi” gibi sıfatlarla tanımlarken, Alevilerin dış güçler tarafından kışkırtılabileceğini ileri sürüyor.

Devletin propaganda aygıtlarından birinin ağzından verilen mesaj açıktır:

PKK tasfiye edildiyse şimdi sıra başka muhalif güçlerin denetim altına alınmasındadır.

Faşist devlet, toplumsal mücadeleyi hiçbir zaman kendi gerçekliği içinde tanımlamaz. İşçinin direnişine provokasyon, Alevilerin hak arayışına mezhepçilik, devrimci örgütlenmeye terör, halkların özgürlük taleplerine ise “dış güçlerin oyunu” der.

Yeni Şafak’ın yaptığı da budur.

Ünal’ın “radikal Alevi örgütler”, “mezhepçi sol örgütler” ve başka yapılanmaların boşluğu doldurabileceği yönündeki kaygısı, aslında rejimin örgütlü muhalefetten duyduğu korkuyu açığa çıkarmaktadır.

Yeni Şafak’ın “boşluk” dediği alan, halkın mücadele alanıdır.

Ünal, Alevilerin “büyük ittifaka” dahil edilmesini savunurken Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi dönemine referans veriyor; Çaldıran’ı Alevileri “Safevi Şiası fitnesinden kurtaran” bir dönüm noktası olarak sunuyor.

Bu tarih anlatısının bugünkü politik amacı açıktır:

Alevilerin tarihsel hafızasını devletin ihtiyaçlarına göre yeniden biçimlendirmek ve Alevi toplumunu iktidarın siyasal projesine eklemlemek.

Devletin istediği Alevi; örgütlenmeyen, sorgulamayan, düzen sınırlarını aşmayan Alevi’dir. Buna “büyük ittifak” adı veriliyor.

Biz bunun adını biliyoruz:

Teslimiyet!

Alevilerin tarihini de, örgütlenmesini de, siyasal iradesini de saray kalemleri belirleyemez.

Yeni Şafak’ın korktuğu Alevilik değil; devletin denetimine girmeyen bağımsız Alevi örgütlenmesidir.

Aynı şekilde korkulan şey “sol”un varlığı değil, düzen sınırlarını aşan devrimci mücadeledir.

Faşizmin istediği muhalefet bellidir: Konuşabilir ama örgütlenemez; eleştirebilir ama direnemez; seçimlere katılabilir ama sınıf mücadelesi yürütemez.

Yani sesi olan ama dişi olmayan bir muhalefet.

Biz sizin makbul muhalefetiniz olmayacağız!

AMA YENİ ŞAFAK BİR NOKTADA HAKLI: BİZDEN KORKMAKTA HAKLI!

Yeni Şafak’ın korkusunun bir noktasında gerçekten haklı olduğunu söyleyelim:

Evet, devrimciler faşist düzen için tehdittir!

Ama neden?

Çünkü devrimciler ehlileştirilmiş, devlet tarafından kabul edilmiş bir muhalefeti reddeder.

Aynı şekilde devletin denetimine girmeyen, kendi bağımsız siyasal iradesini savunan Alevi hareketi de düzen açısından bir tehdittir.

Mesele Alevileri “tehdit” olarak görmek değil; faşizmin neden bağımsız halk örgütlenmesinden korktuğunu teşhir etmektir.

Yeni Şafak’ın temel yanılgısı, bir örgütün tasfiyesini toplumsal çelişkilerin sona ermesi gibi sunmasıdır.

Oysa sömürü, yoksulluk, baskı, eşitsizlik ve Alevilere yönelik ayrımcı politikalar ortadan kalkmış değildir.

Bir örgütün tasfiyesi, mücadele zemininin tasfiyesi değildir.

Toplumsal çelişkiler sürdükçe yeni mücadele biçimleri ve yeni örgütlenmeler ortaya çıkacaktır.

Yeni Şafak’ın “boşluk” diye korktuğu şey tam da budur.

Yeni Şafak boşluk arıyor; biz mücadele alanı görüyoruz.

Onlar Alevileri devletin yanında toplamaya çalışıyor; biz Alevilerin bağımsız iradesini savunuyoruz.

Onlar devrimci radikal solu ehlileştirmek istiyor; biz devrimci hareketin bağımsızlığını savunuyoruz.

Onlar “makbul muhalefet” istiyor; biz sosyalizmin zaferi için mücadele saflarında sımsıkı birleşen örgütlü bir halk istiyoruz.

Bu nedenle açıkça söylüyoruz:

Faşizmin “büyük ittifak” adı altında sunduğu teslimiyet projesine hayır!

Alevileri devletin yedeğine alma politikasına hayır!

Devrimci örgütlenmeyi kriminalize eden propagandaya hayır!

Çünkü bir örgütü tasfiye etmek, toplumsal çelişkileri ortadan kaldırmaz. Bir hareketi bastırmak, halkın öfkesini yok etmez.

Yeni Şafak’ın “boşluk” dediği yerde yeni mücadeleler ve yeni devrimci örgütlenmeler için alan vardır.

Ve evet:

Faşist düzen, gerçek devrimcilerden ve devletin denetimine girmeyen bağımsız Alevi muhalefetinden korkmakta haklıdır.

Çünkü teslim alınmamış muhalefet, faşist saraylı devletin hiçbir hesabına sığmaz.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.