ANKARA ZİRVESİ’NİN GÖSTERDİĞİ: EMPERYALİST HARBİN BORAZANI NATO VE İŞBİRLİKÇİ KUKLALARIN İHANETİ!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ankara, sömürgeci egemenlerin ve onların emperyalist efendilerinin halk kanıyla yazılan kirli pazarlıklarına ev sahipliği yaptı. 36. NATO Zirvesi adıyla Ankara’nın göbeğinde toplanan emperyalist savaş aygıtının şefleri, halkların tepesine yağdıracakları bombaları, yeni işgal planlarını ve sömürü haritalarını tescillediler.

​Maoist bir bakış açısıyla baktığımızda netçe görürüz ki; emperyalizm, can çekişen kapitalizmin en yüksek ve en vahşi aşamasıdır. Bugün Ankara’da somutlaşan tablo, emperyalist bloklar arasındaki hegemonya savaşının, finans kapitalin tıkandığı kriz girdabından çıkış için halkların kanını emme arayışından başka bir şey değildir. Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın faşizmin ve emperyalizmin niteliğine dair o tavizsiz, berrak tahlilleri, bugün Ankara sokaklarında barikatlara çarpan polis copunda ve ittifakın yayınladığı kanlı bildiride bir kez daha doğrulanmıştır.

​Milyarlarca Dolarlık Silahlanma: Halkın Ekmeğinden Çalınan Kan Parası!

​Zirvenin sonuç bildirisinde gururla ilan ettikleri rakamlar, emperyalist barbarlığın ve işbirlikçi uşaklığın boyutunu gözler önüne sermektedir. Ukrayna’ya taahhüt edilen 70 milyar avroluk askeri yardım ve müttefiklerin imzaladığı 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmaları, dünya halklarına gözdağı, tekellere ise kâr güvencesidir.

• ​Pazar ve Hegemonya Savaşı: Ukrayna’da süren savaş, iddia edildiği gibi bir “demokrasi” savunusu değil, ABD-BATI emperyalizmi ile Rus-Çin emperyalist bloku arasındaki pazar paylaşım kavgasının kanlı bir cephesidir.

• ​Finans-Kapitalin Asimetrik Emiciliği: Doların ve Euro’nun küresel sömürü çarkını döndürmek, Petro-Dolar sisteminin ömrünü uzatmak için Ortadoğu’dan Asya’ya yeni cepheler açılmaktadır. Saddam’dan bugüne, kendi finansal tekellerine başkaldıran her gücü askeri zorbalıkla ezmeye çalışan ABD emperyalizmi, Fed ve arkasındaki uluslararası banker ailelerin çıkarları uğruna dünyayı ateşe vermekten çekinmemektedir.

​Bu devasa paralar kimin cebinden çıkıyor? Fabrikalarda günde 8 ile 12 saat sömürülen işçinin, toprağı elinden alınan köylünün, geleceği çalınan gençliğin rızkından çalınıyor. Kaypakkaya yoldaşın vurguladığı gibi, kompresör gücüyle çalışan bu sömürü mekanizması, halkı yoksullaştırırken militarizmi beslemektedir.

​Saray İktidarının İkiyüzlülüğü ve “İleri Karakol” Rolü

​Ağızlarını her açtıklarında “yerli ve milli” masalları anlatan AKP-MHP faşist bloku, emperyalist efendilerini ağırlamak için Ankara’yı adeta abluka altına aldı, sıkıyönetim ilan etti. Halk açlıkla, yoksullukla, asgari sefalet ücretiyle boğuşurken, NATO’nun savaş baronlarına milyonlarca liralık bütçeler akıtıldı.

​Türkiye, egemen sınıfların eliyle on yıllardır emperyalizmin sadık bir ileri karakolu, füze kalkanı ve askeri üssü haline getirilmiştir. 1968 kuşağının Altıncı Filo’yu denize döken anti-emperyalist, devrimci mirası ne kadar yerli ve bu topraklara aitse; bugünkü faşist-burjuva devlet iktidarı ve onun NATO uşaklığı da o kadar bu topraklara yabancıdır, işbirlikçidir!

​Kaypakkaya Kalemiyle Hatırlatalım:

“Hakim sınıflar, emperyalizme göbekten bağlıdırlar. Onların bağımsızlık iddiaları, kitleleri uyutmak için söylenen koca bir yalandan ibarettir.”

​Güç Siyasetine Karşı Halkların Birleşik Direnişi!

​Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de “İşgale son, NATO defol!” haykırışıyla sokakları zapt eden devrimciler, işçiler ve gençler, bu ülkenin onurudur. Sürekli artırılan askeri harcamalara, nükleer savaş tehditlerine, İran’ı hedef alan kuşatma planlarına karşı tek gerçek barış güvencesi halkların ortak iradesidir.

​Silahların gölgesinde, finans baronlarının masalarında kurulan düzenler kırılgandır ve yıkılmaya mahkumdur. Emperyalist zincir, halkların birleşik ve devrimci mücadelesiyle en zayıf halkasından koparılacaktır.

​Fabrikalardan tarlalara, kampüslerden sokaklara sesimizi büyütelim:

• ​Emperyalist savaş aygıtı NATO ve üsleri ülkemizden defolmalıdır!

• ​Bütçe silaha değil, emekçiye ve halka aktarılmalıdır!

• ​Katil, kan emici NATO’ya ve yerli işbirlikçilerine geçit vermeyeceğiz!

​Savaşların Bedelini Halklar Öder, Barışı da Halkların Namluları ve Ortak İradesi İnşa Eder!

Mehmet KARACA

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.