Gezi Direnişi’nin 13. yılında sermayenin kentinde kamusal alana “valilik” ablukası

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gezi Direnişi’nin 13. yıl dönümünde, sermaye düzeninin ve mevcut rejimin koruyucusu konumundaki devlet aygıtı, işçi sınıfının, gençliğin ve ezilenlerin ortak hafızasını bir kez daha polis barikatlarıyla kuşattı. Taksim Dayanışması’nın “Eşitlik, özgürlük ve adalet” talebiyle bugün saat 19.00’da yapacağı kitlesel eylem öncesinde, mülki amirlikler eliyle kent yaşamı felç edildi, işçi ve emekçilerin seyahat özgürlüğü ile anayasal protesto hakkı fiilen gasp edildi.

2013 yılında neoliberal kent yağmasına, kamusal alanların sermayeye peşkeş çekilmesine ve otoriter baskılara karşı patlak veren Gezi İsyanı, egemen sınıfların korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Bu korkunun somut bir tezahürü olarak İstanbul Valiliği, saat 13.00 itibarıyla kent içi ulaşımın can damarı olan toplu taşıma hatlarına adeta kilit vurdu:

M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı’nın Taksim İstasyonu kapatılarak trenlerin durmaksızın geçmesi talimatı verildi.

Şişhane İstasyonu’nun İstiklal Caddesi çıkışı barikatlarla halka kapatıldı.

F1 Taksim-Kabataş Füniküler ve TF Maçka-Taşkışla Teleferik hatları hizmet dışı bırakılarak, pazar günü çalışan veya sosyal yaşama katılan binlerce emekçinin ulaşım hakkı elinden alındı.

Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ise Sıraselviler, İstiklal ve Tarlabaşı gibi merkezi arterleri tamamen trafiğe kapatarak Beyoğlu’nu halktan yalıtılmış bir açık hava hapishanesine dönüştürdü.

Burjuva Hukukunun İkiyüzlülüğü: “Kamu Düzeni” Bahanesi

Egemenlerin mülkiyetini ve düzenini korumakla görevli olan Beyoğlu Kaymakamlığı, ilçe genelindeki tüm açık alanlarda 24 saat süreyle eylem yasağı ilan etti. İdari kararda sığınılan “kamu düzeni ve toplumsal barışın korunması” gerekçesi, aslında sömürü düzeninin kesintisiz sürmesini ve sokağın sesinin bastırılmasını hedefleyen sınıfsal bir refleks olarak öne çıkıyor. Egemenler, kitlelerin örgütlü gücünden ve Gezi’nin birleşik mücadele ruhundan duydukları korkuyu, kolluk kuvvetlerinin copu ve barikatıyla gizlemeye çalışıyor.

“Gezi Direnişi Yolumuzu Aydınlatıyor”

Tüm bu sermaye güdümlü yasaklara, kuşatmalara ve bürokratik engellere rağmen Taksim Dayanışması ve devrimci-ilerici dinamikler geri adım atmayacaklarını ilan etti.

Sokağın ve Mücadelenin İradesi Engellenemez

Sosyal medya kanalları üzerinden yapılan ortak açıklamalarda, Gezi’de toprağa düşen işçi çocuklarının ve gençlerin anısını yaşatmanın, bugün tırmanan yoksulluğa, güvencesizliğe ve baskı rejimine karşı sokakta olmaktan geçtiği vurgulandı. İşçi sınıfı ve ezilen halklar, egemenlerin koyduğu sınırları ve barikatları meşru görmediklerini belirterek, saat 19.00’da adalet ve özgürlük talebini haykırmak üzere Taksim iradesini savunacaklarını bildirdi.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.