İzmir’de LGBTİ+ örgütlerine yönelik operasyon kapsamında 16 kişi tutuklandı. Operasyon, İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere 15 ili kapsayan ve 162 kişiyi, 9 derneği ve 13 işletmeyi hedef alan soruşturmanın parçası. Yetkililer operasyonları “aile değerleri” ve çocukların korunması gerekçesiyle savunurken, insan hakları örgütleri uygulamaların ayrımcı ve baskıcı olduğunu belirtiyor.
Operasyonların ardından İstanbul ve Ankara’da protestolar düzenlendi; İstanbul’daki bir protestoda 100’den fazla kişi gözaltına alındı.
İktidar “aile” ve “toplumsal değerler” söylemini öne çıkarırken, devlet aygıtı LGBTİ+ örgütlenmelerine yönelik operasyonlarını genişletiyor. Derneklerin hedef alınması, aktivistlerin tutuklanması ve protestoların polis müdahalesiyle karşılaşması, siyasal ve toplumsal örgütlenme alanının daraltıldığını gösteriyor.
İnsanların kimliği, yaşam biçimi ve örgütlenme hakkı devletin baskı ve denetim konusu olamaz. LGBTİ+’lara yönelik kriminalizasyon ve nefret söylemi, toplumun farklı kesimlerini birbirine karşı konumlandıran baskıcı siyasetin parçasıdır.
Gelinen yerde, ayrımcılığa, devlet baskısına ve örgütlenme hakkının gaspına karşı, birleşik mücadeleyi savunmak, geliştirmek ve bir direniş hattı oluşturmak elzemdir.
