SÜLEYMANCI CEMAATİNE İKİNCİ DALGA: 12 KİŞİ DAHA GÖZALTINDA

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Soruşturma genişliyor

Süleymancılar olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturmanın ikinci dalgasında 13 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, 4 ilde düzenlenen operasyonlarda 12 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın Alihan Kuriş yönetimindeki yapı ve çeşitli şirketler üzerinden yürütülen faaliyetlerle ilgili olduğu bildiriliyor.

Bu gelişme, geçtiğimiz günlerde Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı operasyonun devamı niteliğinde.

CEMAATLERİ YARATAN DÜZEN, CEMAATLERLE HESAPLAŞIYOR MU?

Süleymancılara yönelik operasyonlar, Türkiye’deki tarikat-cemaat yapılanmasının yalnızca dini bir mesele olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.

Bu yapılar yıllardır eğitimden barınmaya, ekonomiden siyasete kadar toplumun farklı alanlarında örgütlenen siyasal ve ekonomik güç odakları haline getirildi.

Dolayısıyla bugün bir cemaatin şirketlerine, yöneticilerine veya ekonomik ilişkilerine yönelik operasyon yapılmasını, devletin gericilikle hesaplaştığı şeklinde okumak büyük bir yanılgı olur.

Çünkü devletin cemaatlerle ilişkisi yalnızca çatışmadan ibaret değildir.

İttifaklar kurulmuştur.

Kadrolaşmalar yaşanmıştır.

Ekonomik ve siyasal alanlar paylaşılmıştır.

Gerici örgütlenmeler, özellikle emekçi ve yoksul kesimler üzerinde devletin toplumsal denetim mekanizmalarından biri haline getirilmiştir.

Bugün iktidarla çıkar çatışmasına giren bir cemaatin üzerine gidilmesi, cemaat düzeninin ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez.

Tam tersine, devlet kendi ihtiyaçlarına göre gerici güçleri yeniden düzenliyor olabilir.

Furkan Vakfı’na yönelik operasyonlarla Süleymancılara yönelik operasyonların aynı dönemde yaşanması bu açıdan dikkatle ele alınmalıdır.

Mesele hangi cemaatin iktidarla yakın, hangisinin iktidarla çatışmalı olduğu değildir.

Devrimci mesele, tarikat ve cemaat düzeninin kendisine karşı mücadeledir.

Çünkü gericiliğin toplumsal kökleri yalnızca dini inançlardan beslenmiyor. Yoksulluk, güvencesizlik, örgütsüzlük ve devletin sosyal alanı terk ederek cemaatlere bıraktığı boşluklar da bu yapıların güçlenmesinin zeminini oluşturuyor.

Bu nedenle gericiliğe karşı mücadele yalnızca laiklik savunusuyla sınırlanamaz.

Emekçilerin örgütlü gücünü büyütmeden, eğitim ve yaşam alanlarını sermayenin ve cemaatlerin etkisinden kurtarmadan gericiliğin toplumsal zeminini ortadan kaldırmak mümkün değildir.

Gericiliğe karşı gerçek alternatif, başka bir devletçi ideoloji değil;

işçi sınıfının örgütlü mücadelesi, bilimsel eğitim, laik yaşam ve devrimci sosyalist toplumsal dönüşümdür.

Cemaatlerin değil, emekçilerin örgütlü gücü büyütülmelidir!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.