TRUMP’IN GAZZE PLANI NETANYAHU DUVARINA ÇARPTI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD-İsrail Çatlağının Ötesinde: Emperyalist “Barış” Planı Filistin Halkına Ne Vaat Ediyor?

DÜNYA – HABER/YORUM

Gazze’de savaşın sona erdirilmesine ilişkin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin hazırladığı 15 maddelik plan, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından reddedildi. Trump yönetiminin desteklediği plan; ateşkes, Hamas’ın silahsızlandırılması, İsrail ordusunun aşamalı olarak Gazze’den çekilmesi ve bölgenin ABD destekli bir “teknokratik” yönetim tarafından yeniden yapılandırılmasını öngörüyor. Hamas planın ilk aşamasını kabul ederken İsrail yönetimi, Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını şart koşuyor.

Netanyahu ise Gazze’den çekilmenin ancak Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasından sonra gerçekleşebileceğini belirterek Washington’ın planına karşı çıktı. Netanyahu ayrıca Filistin devletinin kurulmasına karşı tutumunu yineledi. Böylece Trump yönetimi ile Netanyahu hükümeti arasında Gazze’nin geleceği konusunda açık bir görüş ayrılığı ortaya çıktı.

Trump’ın planında Gazze’nin günlük yönetiminin Filistinli teknokratlardan oluşan bir komiteye bırakılması ve yeniden yapılanmanın ABD öncülüğündeki bir yapı tarafından denetlenmesi öngörülüyor. Ayrıca bölgede bir “Uluslararası İstikrar Gücü” oluşturulması planlanıyor.

Emperyalizmin “barış” dili, sömürünün yeni biçimi

Ancak mesele yalnızca Trump ile Netanyahu arasındaki anlaşmazlık değildir.

Burada daha temel bir gerçeklikle karşı karşıyayız: Filistin halkının geleceği yine Filistin halkının iradesinin dışında, emperyalist güçlerin masalarında belirlenmeye çalışılıyor.

Trump’ın planı “barış” ve “yeniden inşa” kavramlarıyla sunulsa da Gazze’nin siyasal geleceğini belirleme yetkisinin ABD öncülüğündeki yapılara bırakılması, emperyalist vesayetin başka bir biçiminden ibarettir.

İsrail’in askeri işgali ile ABD’nin diplomatik ve ekonomik denetimi birbirinin alternatifi değil, aynı emperyalist düzenin farklı araçlarıdır. Bugün aralarındaki çatışma, Filistin halkının özgürlüğünün nasıl sağlanacağı üzerine değil, Gazze’nin nasıl denetleneceği üzerine yaşanmaktadır.

Netanyahu’nun Trump planını reddetmesi de bu gerçeği değiştirmiyor. Netanyahu açısından sorun Filistin halkının özgürlüğü değil, İsrail devletinin askeri ve siyasal egemenliğinin sınırlandırılmasıdır. Trump açısından ise mesele, savaşın yarattığı bölgesel istikrarsızlığı ABD çıkarları doğrultusunda yeniden düzenlemektir.

Dolayısıyla emperyalist güçler arasındaki her çatlağı halkların özgürlüğü lehine yorumlamak doğru değildir.

Filistin halkının gerçek seçeneği

Gazze’nin yeniden inşası elbette zorunludur. Ancak yeniden inşa adı altında Gazze’nin ekonomik, siyasi ve askeri olarak emperyalist güçlerin denetimine sokulması kabul edilemez.

Filistin halkının ihtiyacı Washington’da hazırlanmış bir vesayet planı değil; işgalin sona ermesi, İsrail saldırılarının durması, Filistin halkının kendi geleceğini belirleme hakkının tanınması ve emperyalist müdahalelerin son bulmasıdır.

Devrimci perspektiften bakıldığında çözüm, Trump ile Netanyahu arasında kimin daha güçlü olduğu sorusunda değil; Filistin halkının kendi kaderi üzerindeki egemenliğinin nasıl kurulacağındadır.

Gazze’de gerçek barış, işgalcinin ve emperyalistin masasında değil, Filistin halkının özgür iradesinde aranmalıdır.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.