Devrimci Demokrasi
Füzeler, İHA’lar ve savaşın büyüyen yıkımı
Rusya, 27 Ağustos sabahı Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı gerçekleştirdi. Kiev başta olmak üzere çok sayıda kent ve bölgenin hedef alındığı saldırıda 258 insansız hava aracı ile balistik ve hipersonik füzeler kullanıldığı bildirildi. Ukrayna Hava Kuvvetleri, 7 balistik füze, bir gemisavar seyir füzesi ve İHA’ların yaklaşık yüzde 90’ının düşürüldüğünü açıkladı.
Kiev’de füze enkazlarının bir okul ve sağlık tesisine zarar vermesi sonucu iki kişi yaralandı. Kiev bölgesinde depolar ve konutlar hasar gördü. Poltava bölgesinde enerji ve sanayi tesisleri vurulurken yedi yerleşimde elektrik kesintileri yaşandı. Kriviy Rig’de bir çelik ve madencilik tesisine yönelik saldırıda üç kişi yaralandı. Odesa ve Zaporijya’da da saldırıların can ve mal kaybına yol açtığı bildirildi.
Saldırının hemen ardından Rusya Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın İngiltere tarafından sağlanan Storm Shadow füzelerini kullanmasına karşılık İngiliz askeri hedeflerinin vurulabileceği tehdidinde bulundu. Moskova, İngiltere’nin Ukrayna’ya uzun menzilli silah teknolojisi aktarımını savaşın tırmandırılması olarak değerlendiriyor.
Ukrayna’da bugün yaşanan saldırı, savaşın sona ermediğini; tersine füzelerin, İHA’ların ve karşılıklı silahlanmanın giderek büyüdüğünü gösteriyor.
Rusya’nın Ukrayna topraklarına yönelik saldırıları ve sivil altyapının zarar görmesi kabul edilemez. Aynı şekilde ABD, İngiltere, Fransa ve diğer NATO güçlerinin Ukrayna’ya sürekli daha gelişmiş ve uzun menzilli silahlar aktarması da savaşı sona erdirmek yerine çatışmanın kapsamını genişletiyor.
Londra’nın verdiği füze, Moskova’nın verdiği füze ve Washington’ın sağladığı silah aynı gerçeği değiştirmiyor: Emperyalist ve gerici güçlerin savaş politikalarının bedelini işçiler ve halklar ödüyor.
Ukrayna halkı bombalar altında yaşarken silah tekelleri büyüyen savaş ekonomisinden kazanç sağlıyor. Avrupa devletleri “güvenlik” adına silahlanma bütçelerini artırırken, Rusya da savaş ekonomisini ve askeri seferberliğini sürdürüyor.
Bu nedenle devrimci tutum, ne Rusya’nın saldırganlığını aklamak ne de NATO emperyalizminin Ukrayna üzerinden yürüttüğü vekâlet savaşını savunmaktır.
Ukrayna halkının ve bölgedeki bütün halkların çıkarı emperyalistlerin savaş hesaplarında değildir.
Emperyalist savaşa, işgale, NATO’nun savaş politikalarına ve Rus yayılmacılığına karşı halkların bağımsız devrimci mücadelesini yükseltmek gerekir.
Savaşın gerçek düşmanı halklar değil; halkları birbirine kırdıran emperyalist ve gerici sistemdir.
