Dev Maden-Sen, Divriği’deki maden şirketlerinde işten çıkarmaların durdurulması için direniş çadırı kurdu. Açıklamada, “Birlik ve beraberlik sağlanırsa bu şirketler işçileri işten çıkaramaz” denildi.
DİSK’e bağlı Dev Maden-Sen, Divriği’deki madencilik şirketlerinde faaliyetlerin ve işten çıkarmaların durdurulması, işçilerin yeniden işe alınması için nöbet eylemine başladı. Sendika tarafından yapılan açıklamada, “Biz biliyoruz ki Divriği halkı birlik ve beraberliğini sağlarsa bu şirketler işçileri işten çıkaramaz, madenleri kapatamaz. Çünkü madenlerimiz o şirketlerden önce de vardı, onlardan sonra da var olmaya devam edecek” denildi.
OYAK, özelleştirme politikaları kapsamında devraldığı Divriği’deki yer altı madenciliği operasyonlarını 2026 itibarıyla durdurma kararı aldı ve işten çıkarmalara başladı. Dev Maden-Sen, duruma tepki göstermek amacıyla çadır kurup nöbet tutmaya başladı. Yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Divriği’de OYAK Şirketler Grubuna bağlı Erdemir Madencilik AŞ’nin alt yüklenicisi Çiftay İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi işten çıkarmalara başladı. Geçen aylarda Koç Grubuna bağlı Demir Export AŞ işçileri işten çıkarılmıştı. Yıllarca Divriği’nin madenlerinden zenginleşen bu şirketler zarar ettiklerini iddia ederek 700-800 Divriğili madenciyi işsiz bıraktı.”
Yıllarca milyarca lira kâr açıklayan ne OYAK Şirketler Grubu ne de Demirexport’un zarar ettiği belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Şirketlerin kârları biraz azaldığında ilk olarak işçileri işten çıkarıyor. Bünyesinde on binlerce işçi çalıştıran bu şirketler 700 işçiyi işten çıkararak mı kâr edecekler? Tabi ki hayır! Biz biliyoruz ki bu şirketler hâlâ kâr elde ediyor. Zarar ediyoruz dedikleri şey ‘Eskisi kadar kâr elde etmiyoruz’. Çalışma Bakanlığının verilerine göre ilçemizde yaklaşık bin 600-bin 700 madenci çalışmaktadır. 850 kişi Çiftay’da, 300 kişi OYAK’a bağlı Erdemir’de, 150 kişi Demir Export’ta çalışmaktadır. Ayrıca Divriği Taşıyıcılar Kooperatifi’nde de 80 kişi çalışmaktadır. Şimdi ise 700-800 kişi işsiz kalacaktır. 700-800 kişi aileleri ile 2 bin 500 – 3 bin kişinin geçim derdine düşmesi hatta Divriği’den göç etmesi demektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarından beri kaderi madencilikle kurulan ilçemiz ülkemizin demir ihtiyacını karşılamıştır.”
İşçilerin tüm risklere rağmen geçinebilmek için madenlere mecbur bırakıldığın vurgulanan açıklamada “Biz madenciler olarak yer altında ve yer üstünde hayatlarımızı riske atarak çalıştık. Göçük riskini, patlama riskini göze aldık. Demir tozunun ciğerlerimize dolduğunu bile bile çalıştık. Divriği halkı olarak madenin tozunu soluduk, kamyonların arasında büyüdük. Maden sayesinde evimizi geçindirdik, çocuklarımızı büyüttük. OYAK Grubuna bağlı Erdemir, Çiftay, Demirexport ise bizden çok çok daha fazlasını kazandılar. Bizim geçinmek için madende çalışmaktan başka çaremiz yok ancak bu şirketlerin daha az kazanarak madenleri işletme güçleri var” denildi.
Açıklamada “Biz biliyoruz ki Divriği halkı birlik ve beraberliğini sağlarsa bu şirketler işçileri işten çıkaramaz, madenleri kapatamaz. Çünkü madenlerimiz o şirketlerden önce de vardı, onlardan sonra da var olmaya devam edecek. Divriği halkına, esnafına, gençlere, kadınlara, köy muhtarlarına, İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de yaşayan Divriğililere sesleniyoruz: Hep birlikte memleketimize sahip çıkalım. Birlik ve beraberlik içinde hareket edelim, bulunduğumuz her yerde, her kurumda Divriği için sesimizi yükseltelim” ifadeleri kullanıldı.
