ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) tarafından 23 Temmuz 2026 tarihinde ilan edilen ve 24 Temmuz itibarıyla yürürlüğe giren yeni gümrük vergisi kararı, emperyalist paylaşım savaşlarının ve pazar kapma mücadelesinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 60 ticaret ortağına yönelik devreye sokulan bu yeni ekonomik abluka, krizin faturasını ezilen halklara ödetme politikasının somut bir yansımasıdır.
ABD Ticaret Temsilciliği’nin (USTR) 23 Temmuz’da duyurduğu ve 24 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe koyduğu gümrük vergisi dalgası, küresel ticaret savaşlarını tırmandırmaktadır. “Zorla çalıştırma” gibi ikiyüzlü kılıflarla devreye sokulan bu yüzde 10 ile 12,5 arasındaki oranlar, emperyalist merkezlerin zayıf halkalar üzerindeki ekonomik baskısını ve sömürü çarkını derinleştirme hamlesidir.
Türkiye’nin Konumu ve Sınıfsal Karşılığı”: Türkiye’nin bu tarifelerde en yüksek dilim olan yüzde 12,5’lik gruba dahil edilmesi, yerli iktidarın dış politikadaki acizliğini ve ekonomiyi getirdiği bağımlı tablonun iflasını tescillemiştir. Emperyalist pazar rekabetinde ezilen taraf olan bu düzen, içeride işçi sınıfına ve emekçilere enflasyon, sefalet ve işsizlik olarak geri dönmektedir. Halkın sırtına binerek sermayeyi korumaya çalışanlar, emperyalist efendilerinin bu ekonomik darbesi karşısında da halkı yoksullaştırmaya devam etmektedir.
Emperyalistlerin ticaret savaşları da, yerli işbirlikçilerin sömürü düzeni de halkın çıkarlarına düşmandır. Emekçileri açlığa mahkûm eden bu ekonomik ablukaya karşı, ne ABD emperyalizmine ne de onun yerli taşeronlarına geçit verilecektir; kurtuluş, emeğin ve halkın kendi öz örgütlü gücündedir!
