Lübnan’da Halkın Öz-Savunma Hattı Kuruluyor: 550 Aydın ve İşçiden “Topyekûn Direniş” Manifestosu

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD emperyalizmi ve Siyonist İsrail’in İran’a dönük saldırıları sürerken, İsrail’in ayrıca Lübnan’ı işgal saldırıları da artarak devam ediyor. Lübnan’da bir bildiri yayımlayan 550 aktivist, emperyalizmin ve işgalci Siyonist İsrail’in saldırılarına boyun eğilmeyeceğini ilan ediyor.

Ortadoğu’yu emperyalist sermayenin karakolu haline getirmek isteyen İsrail saldırganlığına karşı, Lübnan’ın ilerici güçleri tarihi bir adım attı. 550 akademisyen, sanatçı, gazeteci ve işçi temsilcisi; direnişi sadece askeri bir aygıtın tekelinden çıkarıp halkın öz-savunmasına dönüştürmeyi hedefleyen “Kapsamlı Ulusal Direniş” çağrısını ilan etti.

Emperyalizme Karşı Birleşik Cephe

Yayımlanan açıklama, Lübnan üzerindeki işgal tehdidini sadece bir sınır ihlali değil, bölge halklarını köleleştirmeyi amaçlayan emperyalist bir kuşatma olarak tanımlıyor. Bu hamle; Lübnan’ın yoksul halk kesimlerinin, entelektüellerin ve emekçilerin, kendi topraklarını savunmak için üretimden gelen güçlerini direnişle birleştireceğinin ilanıdır.

1982 Ruhu: Anti-Faşist ve Anti-Siyonist Bir Hafıza

Açıklamada sıkça vurgulanan “Eylül 1982 ruhu”, sadece nostaljik bir anı değil, Beyrut’un sokak sokak savunulduğu ve işgalciye geçit verilmediği anti-faşist bir direniş geleneğine göndermedir. Bildiriye imza atan 550 isim, direnişi dinsel veya mezhepsel bir çerçeveden çıkarıp, sınıfsal ve ulusal bir bağımsızlık hattına oturtmayı amaçlıyor.

“Pazarlık Yok, Direniş Var!”

Açıklamanın en dikkat çeken kısmı olan “Pazarlık yapmayacağız” ifadesi, emperyalist devletlerin masada dayattığı “teslimiyet protokollerine” ve Lübnan’ın kaynaklarını peşkeş çeken işbirlikçi sermaye kliklerine karşı bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor.

31 Mart Salı günü saat 17:30’da Riad el-Solh Meydanı’nda yapılacak olan kitlesel buluşma, şu mesajı taşıyor:

“Vatanın savunması, elitlerin veya diplomatların değil; o vatanı emeğiyle var eden halkın, akademisyenin ve sanatçının omuzlarındadır.”

Kurtuluşun Eşiği

Lübnan’daki bu kıvılcım, bölge halklarının emperyalist boyunduruğu kırmak için kendi öz-gücüne güvenmekten başka yolu kalmadığını teyit ediyor. Akademisyenlerin kalemini tüfekle, sanatçıların sesini barikatla birleştirdiği bu süreç, Ortadoğu’da yeni bir halk iktidarı ve direniş modelinin habercisi olabilir.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.