Nepal’de Maoist İktidarın 10 Yıllık Mirası: Halk Çöplükte, Doğa Çaresiz

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Nepal’in kuzeyindeki felaket manzarası, ülkenin yaşadığı çevresel ve siyasi çöküşün acı bir özetidir. 26 Ağustos 2026 Çarşamba sabahı (yerel saatle yaklaşık 08.40’ta) Tibet sınırındaki Rasuwa bölgesinde, Bhotekoshi (Bhote Koshi) Nehri’nde buzul ve kaya çökmesi sonucu ani bir sel felaketi başladı. Lhende Nehri’nden gelen devasa çamur, taş ve su kütlesi Timure, Rasuwagadhi ve çevresini vurdu; ardından Trishuli ve Narayani nehirleri üzerinden Nuwakot, Dhading, Chitwan, Gorkha, Tanahun ve Nawalparasi’ye yayıldı.

Resmi rakamlara göre (27 Ağustos sabahı itibarıyla) en az 165-177 kişi hayatını kaybetti. Cesetlerin çoğu Chitwan (60’ın üzerinde), Dhading (27 civarı), Nawalparasi, Gorkha, Nuwakot ve diğer bölgelerde bulundu. 800’den fazla kişi hâlâ kayıp (yaklaşık 579’u turist, aralarında çok sayıda yabancı uyruklu; ayrıca onlarca güvenlik görevlisi). En az 40-60 kişi yaralı olarak hastanelerde tedavi görüyor. Köprüler, yollar, hidroelektrik tesisleri ve yerleşim yerleri büyük ölçüde yok oldu.

Felaketin ardından ortaya çıkan görüntülerde insanlar, plastik şişeler, poşetler, moloz ve çürümüş atıklarla dolu sığ sularda yürümeye, yüzmeye ve eşya kurtarmaya çalışıyor. Bu sahne yalnızca bir doğal afetin sonucu değil; yıllardır süren politik basiretsizliğin, rüşvetin ve çevre koruma adı altındaki talanın somut yansımasıdır.

Maoistlerin Nepal’de etkili oldukları yaklaşık on yıllık süreçte (2008 sonrası hükümet ortaklıkları ve başbakanlık dönemleri dahil) vaat edilen “halk iktidarı” ve “doğayı koruma” söylemi, pratikte kendi ceplerini ve çevrelerini doldurma yarışına dönüşmüştür. Doğal afetlere karşı erken uyarı sistemleri, sağlam altyapı, nehir ve kıyı koruma önlemleri ile atık yönetimi yerine kaynaklar yandaşlara peşkeş çekilmiş, denetimsizlik yaygınlaşmıştır. Sonuç ortadadır: Halk, bir zamanlar yaşam kaynağı olan suların içinde plastik ve çöp yığınları arasında çaresizce kıvranmaktadır.

Bu tablo, Maoist yönetimin “devrimci” iddialarının içini boşaltan yozlaşmanın bir göstergesidir. Çevre koruma politikaları kağıt üzerinde kalmış, sel, heyelan ve kirlilik karşısında önleyici tedbirler alınmamış, halkın sağlığı ve doğanın geleceği ikincil plana atılmıştır. Bugün görülen bu felaket manzarası, yalnızca bir anlık ihmal değil; yıllara yayılan politik sorumsuzluğun ve çıkar ilişkilerinin birikmiş sonucudur.

Nepal halkı, Maoistlerin vaat ettiği “yeni demokrasi” yerine, doğayı ve halkı hiçe sayan bir yozlaşma düzeniyle karşı karşıya bırakılmıştır. Bu çaresizlik, yalnızca Nepal’in değil, benzer “sol” maskeli iktidarların da uyarı niteliğindedir. Halkın ve doğanın gerçek kurtuluşu, ceplerini dolduran bu düzenin tasfiyesinden geçer.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.